Facebook
  • Anasayfa
  • Sinemayı Sonsuza Dek Değiştiren 10 Yıl
DİNLE

Sinemayı Sonsuza Dek Değiştiren 10 Yıl

stdClass Object ( [tid] => 121 [vid] => 18 [name] => Kampüs Hayatı [description] => [format] => full_html [weight] => 0 [language] => tr [i18n_tsid] => 578 [uuid] => 7277b42a-d616-49ab-8031-dd8d55879243 [depth] => 0 [parents] => Array ( [0] => 0 ) ) Kampüs HayatıstdClass Object ( [tid] => 120 [vid] => 18 [name] => Neden Sabancı Üniversitesi? [description] => [format] => full_html [weight] => 0 [language] => tr [i18n_tsid] => 580 [uuid] => 4d9c9e6f-2136-47fb-82f0-4cc111ee3521 [depth] => 0 [parents] => Array ( [0] => 0 ) ) Neden Sabancı Üniversitesi?stdClass Object ( [tid] => 119 [vid] => 18 [name] => Sanat ve Yaşam [description] => [format] => full_html [weight] => 0 [language] => tr [i18n_tsid] => 581 [uuid] => c5001f4d-9fe2-48a7-9581-039550747a1c [depth] => 0 [parents] => Array ( [0] => 0 ) ) Sanat ve YaşamstdClass Object ( [tid] => 118 [vid] => 18 [name] => Toplum ve Bilim [description] => [format] => full_html [weight] => 0 [language] => tr [i18n_tsid] => 583 [uuid] => aad7e067-921e-44ea-8e42-21a8b604f0ea [depth] => 0 [parents] => Array ( [0] => 0 ) ) Toplum ve Bilim

Sinemada dönüm noktaları...

Hey Gidi Sinema...
 

Yıllar önce her şey basitti. Bir filmi izlemek istiyorsanız sinemaya gitmek zorundaydınız. Ama artık öyle değil. Streaming servisleri sayesinde evinizden televizyondan veya telefondan kolay bir şekilde istediğiniz filme bazen vizyon tarihiyle aynı anda ulaşabiliyorsunuz. Film setleri de giderek yaygınlığını kaybediyor ve CGI her geçen gün süksesini arttırıyor belki de 2020'li yılların sonuna geldiğimizde artık oyuncular bile olmayacak ve modellemeleri izleyeceğiz. 2020'li yılların sonunda belki de sanal gerçekliğin etkisiyle başrolde biz bile olabiliriz ama 2020'leri konuşmak için daha erken çünkü daha 2020'lerin başındayız ve 2010'lar sinema tarihi açısından çok önemli.  Bugün 10'lu yılların sinema için ne kadar devrimsel olduğunu maddeler halinde yazacağım. 

Sinema Dünyası

2010'lu yılların sinema için bence en önemli noktası hayatımıza giren streaming servisleri oldu. Üstelik bu servisler 2010'ların başında bile değil geçtiğimiz 4-5 yıl içinde hayatımıza girdi ve 4-5 yılda bile hayatımızı fazlaca etkiledi. Artık istediğimiz herhangi bir filmi evimizde sinemaya gitmeden ulaşabiliyoruz. Hatta örnek üzerinden ilerlersek The Irishman, Marriage Story gibi iki tane 2010'larda kült olarak adlandırılabilecek yapım direk sinema salonlarında bile gösterilmedi. Bu da streaming servislerinin ne kadar güçlü olduğunun göstergesi. 

netflix robert de niro irishman

Ver Dijital Teknoloji
 

CGI... CGI aslında yıllardır sinema sektörü içinde kullanılan bir teknolojiydi ancak 2010 öncesi CGI bu derecede başarılı değildi ve yaygın değildi. Kullanılan efektler her zaman eğreti duruyordu. Ama 2010'ların içerisinde CGI öyle bir düzeye geldi ki, göze çok hoş gelen ve hiç eğreti durmayan filmler izlemeye başladık. Neredeyse tamamen doğal kurulmuş Lord Of The Rings setlerinin yerini yeşil perdelerle dolu Avengers setleri aldı. Robert De Niro 76 yaşında 25 yaşındaki halini CGI sayesinde oynayabildi. Üstelik CGI eskiden sadece fantastik ve bilim kurgularda yaygınken artık The Irishman gibi sinemanın neredeyse tamamına hitap eden bir filmde bile kullanılıyor. Hatta gelecek yıllarda 1955'te ölmüş James Dean adlı aktör CGI ile bir Vietnam savaşı filminde oynayacak. Bu gelecek yıllarda aktör ve aktrislerin yerini de rahatlıkla CGI'ın alabileceğini gösteriyor. CGI 2000'li yılların sonunda az çok iyi kullanılmaya başlamıştı ama hala eksikleri vardı şimdi 2010'lu yılların sonunda çat-pat sanal gerçekliği sinema sektöründe kullanmaya başladık. Belki de 2020'li yılların sonunda CGI'ın da yerini almış bambaşka bir teknoloji göreceğiz, heyecan verici...

marvel mcu black panther

Ridley Scott 2014 yılında Exodus: Gods and Kings filmini çekmek istediğinde Antik Mısırlıları oynamak için Christian Bale, Edgerton, Sigourney Weaver ve Aaron Paul'u seçtiğinde aslında seçtiği oyuncuların hiçbiri bir Antik Mısırlıyı oynamak için uygun değildi. Bunun üzerine parmak basıldığında ise Ridley, başka bir ırktan birini seçmesi durumunda filmin finanse edilemeyeceği gibi son derece saçma bir açıklama yapmıştı. Bu inanılmaz derecede dengesiz bir durumdu ve dengeli olması gerekiyordu ama maalesef denge çok fazla kaydı ve 2010'larda sinema politik doğruculuğa bazen çok fazla kurban gitti ve bazı çokça bilinen karakterler orjinal hallerinden sırf kitlelerin dikkatini çekebilmek adına ayrıldı. Çoğu yapım şirketi bunu lehine kullanabilmek için ana odağını belirli gruplar üzerine çevirdi ve bunu daha fazla gelir elde edebilmek veya kitlelere sahte bir memnuniyet getirebilmek için yaptı. Black Panther ortalama derecede iyi bir film olmasına rağmen bazı kısımlarında fazlaca duyar kastığı için Oscar gibi prestijli bir ödül töreninde en iyi film dalında aday olabildi ve racism teması her zaman ödül kazanılabilecek bir algı gibi görülmeye başlandı. Bana göre bu Ridley Scott'un 2014'deki demeci kadar dengesiz ve saçma bir şeydi. Ama Disney, Netflix gibi sinemanın yeni büyük devleri bunun ekmeğini yemeye devam edecek gibi duruyor. 

Süper Kahramanlar Geldi Mertlik Bitti Mi?
 

2010'ların gişe devleri süper kahraman filmleri oldu ve bu filmler inanılmaz bir kitle seviyesinde ulaştı ve Marvel'in kurduğu sinema evreni modeli diğer tüm büyük prodüksiyon şirketleri tarafından kopyalanmaya çalışıldı. Artık herhangi bir seri kurgulandığında uzun vadeli kurgulanıyor ve bunun birçok yan parçası oluyor. Lord of The Rings'in doğal setlerini nasıl Avengers'in tamamen yeşil perdeli setleri aldıysa aynı zamanda 3 filmlik dev film serilerinin yerini, 20-25 filmlik seriler aldı. Bu yeni model bir nevi yılda 2-3 bölüm yayınlayan bir dizi modeli gibi. Neredeyse hepsi aynı formülle yapılsa da günün sonunda gişe devi olmayı başarıyorlar, kar ediyorlar ve zincirin bir parçası olan seyirci olarak bir şekilde sinemaya gidiyorsunuz. Her ne kadar Martin Scorsese gibi büyük film yönetmenleri süper kahraman ve bilim kurguların sinemaları işgal etmesinden memnun olmasa da 2020'li yıllarda bu olay değişeceğe benzemiyor çünkü inanılmaz bir tüketici kitlesi ve marketi var.

sinema itunes posterleri

2010'lu yılların sinema türüne en büyük etkisi ise muhtemelen tüm türlerin biraz daha anlamlı bir hale gelmesi üzerine oldu. Sinema tarihinde her 10 yıllık sürecin içinde çok fazla başarılı drama, fantastik ve bilim kurgu filmi çıkmıştır ama romatik komedi, komedi, müzikal ve özellikle gerçek hikayeleri anlatan filmler 2010'larda hiç olmadığı kadar başarılı bir hal aldı. Korku filmleri artık saçma sapan hayalet ve gereksiz gizemli metafizik ötelerinden olabildiğince arındırıldı ve ani bir gerilim yaratan filmlerin yerini sürekli bir gizemin içinde bırakan ve en basitinden hikaye anlatan filmler aldı. Get Out bunun en başarılı örneklerinden biri. Cıvık kurgulanmış ve hiçbir hikaye anlatmayan sadece komedi yaratabilmek için gereksiz Hollywood öğeleriyle doldurulmuş saçma komedi filmleri hala var ama 2010'lu yıllarla beraber ciddi anlamda hikaye anlatan ve biraz daha karanlık ve tuhaf olmayı başaran ve komediyi farklı şekilde vermeyi başarabilen birçok başarılı film yapıldı. Parasite bunun en güzel örneklerinden biri.Müzikal türü de yine 2010'lu yıllarla beraber daha fazla anlam kazandı. Başarılı müzikllerin arkaplanına hikaye öğesi de eklenince çok başarılı filmler ortaya çıktı. La La Land bunun muhtemelen en güzel örneği.

En İyi Filmler Listem
 

10 yıllık süreç içerisinde sinema bu derece değişti ve yeni bir 10 yıllık sürecin başlangıcındayız. 2020'lerin sonunda sinema ne derecede evrimleşmiş olur bilinmez ama teknoloji bu kadar hızlı gelişiyorken 10 yıl sonra da her şeyin çok farklı olacağına eminim. 2019 biterken karışık bir şekilde önerdiğim 2010'lar için 10 film önerimi aşağıya bırakıyorum, okuduğunuz için teşekkür ederim. Ayrıca yazıma ilham veren ve bazı röportaj parçalarını, aldığım BBC makalesinde okuyabilirsiniz.
 

  • Whiplash
  • Marriage Story
  • Parasite
  • La La Land 
  • Spider - Man Into The Spider Verse
  • Coco
  • The Irishman
  • Mad Max - Fury Road
  • Baby Driver
  • Arrival

Diğer yazılarımız için blog sayfamızı ziyaret edebilirsiniz

Tanımsız
Ege Demirci
Sabancı Üniversitesi Lisans Öğrencisi