Facebook
  • Anasayfa
  • Matematik Köyü'nden Sabancı Üniversitesi'ne
DİNLE

Matematik Köyü'nden Sabancı Üniversitesi'ne

stdClass Object ( [tid] => 121 [vid] => 18 [name] => Kampüs Hayatı [description] => [format] => full_html [weight] => 0 [language] => tr [i18n_tsid] => 0 [uuid] => 7277b42a-d616-49ab-8031-dd8d55879243 [depth] => 0 [parents] => Array ( [0] => 0 ) ) Kampüs HayatıstdClass Object ( [tid] => 120 [vid] => 18 [name] => Neden Sabancı Üniversitesi? [description] => [format] => full_html [weight] => 0 [language] => tr [i18n_tsid] => 0 [uuid] => 4d9c9e6f-2136-47fb-82f0-4cc111ee3521 [depth] => 0 [parents] => Array ( [0] => 0 ) ) Neden Sabancı Üniversitesi?stdClass Object ( [tid] => 119 [vid] => 18 [name] => Sanat ve Yaşam [description] => [format] => full_html [weight] => 0 [language] => tr [i18n_tsid] => 0 [uuid] => c5001f4d-9fe2-48a7-9581-039550747a1c [depth] => 0 [parents] => Array ( [0] => 0 ) ) Sanat ve YaşamstdClass Object ( [tid] => 118 [vid] => 18 [name] => Toplum ve Bilim [description] => [format] => full_html [weight] => 0 [language] => tr [i18n_tsid] => 0 [uuid] => aad7e067-921e-44ea-8e42-21a8b604f0ea [depth] => 0 [parents] => Array ( [0] => 0 ) ) Toplum ve Bilim

2017 senesinin sonlarına doğruydu, Matematik Köyüne ilk gidişim. Fen lisesinden daha önce Köy'de bulunmuş bir yurt arkadaşımla beraber gidip bildiğimizi sandığımız matematik üzerine bildiklerimizi pekiştirecektik(!) Eee bir yandan da üniversite sınavı yaklaşırken bir şeyler yapmalıydık.Tüm bunlar olurken her şeyden habersiz Nesin Matematik Köyü Tosun Terzioğlu Amfisinde ders dinlemekte ve bilgiyi içselleştirmenin ne demek olduğunu öğrendiğimin farkında değildim.

Matematik Köyü

Kütüphane

Tarih olağan akışından ödün vermezken, 2018 senesinin Temmuz ayına geldik. Politize olmuş ve beş şık arasına sıkışmış bir haziran sonrası, bu ay gerçekten ferahlık vermişti; artık yavaş yavaş İstanbul ve birçok meseleyle ciddi manada tanışmaya ramak kalmıştı. O sıralarda Erciyes Üniversitesi’nden bir öğreitim üyesinin, kendi köyüne kütüphane oluşturma fikri neticesiyle kitap toplama işine tanık olmuştum. Taşranın iliklere kadar hissedildiği, tıpkı Matematik Köyü gibi, Anadolu aydınlanmasına destek olunduğuna şahit olduğum bir köyde, elimde daha önce okumuşluğum olan ve tekrar okumaya başladığım Cemil Koçak Hocamızın bir kitabı vardı. Matematik Köyü gibi Anadolu Aydınlanmasına destek olunduğuna şahit olduğum, olan bir köy kütüphanesine o ilk okuduğum kitabı bağışlamıştım. Aylar sonra aynı kitabın ilk sayfasında Cemil Hoca’nın “… üniversitenin kurucu rektörü Tosun Terzioğlu’na” şeklinde bir yazı yazdığının farkına vardım.

Nanoteknoloji Laboratuvarı

Eylül ayı… Sabancı Üniversitesi'ndeydim, hazırlık yılım. Artık geldiğim üniversiteyi araştırmaya, imkanları kavramaya çalışıyordum.Tabii, bu arada da "Kim bu Tosun Terzioğlu?" derken aylar sonra Matematik Dünyası Dergisi, son sayısını Tosun Hoca’ya ayırmıştı. ’İşte!’ dedim, hemen sipariş, az biraz bekleyiş, sayfa sesleri, okuyan gözler… Dergide Tosun Bey'in kendini anlattığı “Benim Eğitimim” isminde bir yazı vardı. Bu yazıda en çok dikkatimi çeken paragraf şöyleydi: ”Oysa ben üniversitede ne okumak istediğimi bilmiyordum. Gemi Mühendisliği, arkeoloji ve matematik ilgimi çekiyordu. Babam Almanya’da, annem ise Amerika’da okumamı istiyordu. Ben İngiltere’yi seçtim ve öyle bir Üniversite buldum ki ilk yıl matematik okuduktan sonra istersem ikinci yıl gemi mühendisliğine geçebiliyordum. Arkeolojiye geçmem biraz zor ama imkansız değildi.” "Vay be!" dedim "adam güzel üniversite bulmuş, herhalde ana-baba sözü dinlemeyince bulunuyor böyle şeyler(!)" Aslında tanıdık bir yer gibi bu üniversite…

Hezarfen Olmak

Akıllı Sınıf

Zaman sicimi aleyhimize işliyordu, İstanbul’da erguvan ayı gelmiş fakat etrafta erguvan görmekten ziyade betonun izbeliği hissettiriyordu kendini. Neyse,aylardır isteyip de katılamadığımız, Prof.Dr.Türker Kılıç’ın düzenlediği, Hedef Nobel Konferans Serisi'ne nihayet bu ay katılabilecektik. Ayın konuğu Sabancı Üniversitesi Eski Rektörü Nihat Berker’di. Konferans başladı, hoca kendini anlatıyor ama normalde fizikçi olarak bildiğimiz hocamız açık ders kapsamında Edebiyat okumalarından, gazeteciliğe kadar başka başka alanlarda verdiği derslerden bahsediyordu. Konferans bitti, derin bir düşünce hali, konferanstan kalanlar… Ne kadar geniş ve derin bir bilgi düzeyine sahip adamlardı bunlar. Avrupalı deyimiyle Polymath, Osmanlı’daki ifadesiyle Hezarfen. Aslında hezar Farsça bir sözcük ve ‘bin’ anlamına geliyor dolayısıyla hezarfen(=polymath) ifadesi de binbirbilim. Evet, etrafta Nihat Hoca ya da Tosun Hoca gibi "binbir bilim" insanları gördükçe o bilgi ve bakış genişliğinin oluşturduğu muhteşem derinliği hissedebiliyorduk. Konferans öncesi tarizde bulunduğum İstanbul’un izbeliğinin, aslında aldığı modern ve bir o kadar tek yönlü, mühendislerin, mimarların yada her kimsenin neden olduğun, estetik anlayıştan kopuk estetiksizliğini, daha da kavrar oldum.

Eğitimde Çığır

İşte bu yüzden bir insanın hangi meslekten olursa olsun Hezarfen olmaya,derinliği yakalamaya çalışması o kadar mühim ki. İnsanın o derinliği yakalayarak oluşturacağı perspektif, bizler için hayata anlam katma yolunda öylesi bir esastır ki. O zaman bulunduğumuz yerde sabah kahvesini alıp işine giden, ay sonu maaşını bekleyen, terfi umuduyla yaşayan kısacası ‘ikamet’ etmekten öteye geçemeyen et yığınlarından ziyade, ‘yaşayan’ bir insan portresi çizmeye başlarız. ‘Vay be!’ demiştim ya Tosun Hoca’nın okuduğu okul hakkında işte ben de öyle bir okuldayım farkına vardım. Bu yüzden Sabancı Üniversitesi önemli bir noktadır Türk Eğitim Sistemi içinde. Günün birinde ‘Hezarfen’ olur muyum bilemem ama En azından yolundaydım diyebilirim.

Selam Ve Dua ile…